Uzman Doktor Ercüment Sönmez Güdücüoğlu

23 Haziran 2009

meningokoksemi :
ense sertliği
ateş
şok
hızla büyüyen peteşiel döküntüler
konvilsiyon
yüksek mortalite

Drç Ercüment Sönmez Güdücüoğlu

Ercüment sönmez güdücüoğlu tirlar ve kamyonlar

21 Haziran 2009

Türkiyemiz dunya birincisi.. Hangi konudami kamyon sayisinda tabiiki.. Deniz ve tren henuz icad edilmedigi icin.. Ercüment sönmez güdücüoğlu

Her açıdan programı ercüment sönmez güdücüoğlu

21 Haziran 2009

Her acidan programinda bugun hüsamettin cindoruk u gördüm . Ercüment sönmez güdücüoğlu

Dr. Sönmez Güdücüoğlu Radyo

15 Haziran 2009

buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın
buraya tıklayın

Dr. Sönmez Güdücüoğlu Enfeksiyoz Mononükleoz Hastalığı

15 Haziran 2009

Enfeksiyöz mononükleoz nedir ?
Muhtemelen bir virüsten ileri gelen bir enfeksiyon hastalığıdır. Çok kez çocuklarda, erginliğe varanlarda, okullarda, kollejlerde ve başka topluluklarda meydana gelen hafif epidemik bir hastalık halinde de görülebilinir.

Bu hastalık nasıl bulaşmaktadır ?
Muhtemelen havadan gelen bir damlacık enfeksiyonudur.

Enfeksiyöz mononükleozun gelişme süresi ne kadardır ?
Beş günle iki hafta bir süre içerisinde gelişebilir.

Enfeksiyöz mononükleozun belirtileri nelerdir ?
Ateş, baş ağrısı, vücudun çeşitli kesimlerinde rahatsızlıklar ve ağrılar, boyunda, belde ve koltuk altlarındaki lenf bezlerinin şişmeleri. Dalak büyür ve kalp hücrelerinde bazı değişiklikler meydana gelir.

Hastalık kesin olarak nasıl teşhis edilir ?
Bazı özel kan tahlillerinin yapılmasıyla.

Bu hastalığın olağan gidişi nedir ?
Kendi kendini sınırlayan bir hastalıktır ve nadiren görülen birkaç istisnalar dışında bir ile üç hafta arasında iyileşir. Bazı vakalar aylarca da sürebilir.

Enfeksiyöz mononükleoz hastalığının komplikasyonları nedir ?
Komplikasyonları çok sayıda olmamakla beraber, ciddî olabilir. Bunlar arasında şunlar vardır:
a. Boğaz enfeksiyonu.
b. Ciğerin etkilenmesi, sarılık ve kara sarılıkla.
c. Dalak yırtılması.
d. Sinir sisteminin etkilenmesi ve menenjit veya ansefalit (beyin iltihabı) meydana gelmesi. Bu vakalar çok nadirdir.

Bu hastalığı kesin olarak teşhis eden kan testi hangisidir ?
«Heterophile agglutination» testi.

Enfeksiyöz mononükleozun belirli bir tedavisi var mıdır ?
Hayır. Antibiyotikler tâli bakteri enfeksiyonların önlemek için kullanılmıştır; fakat hastalığın tedavisi için belli bir usul bilinmemektedir. Ateş olduğu müddetçe yatakta istirahat çok önemlidir ve ateş geçtikten birkaç gün daha hasta yataktan çıkmamalıdır. Eğer karaciğer etkilenmişse bu yatakta kalma süresi daha da uzatılmalıdır. Bu hastalık için bilinen bir tedavi yoksa da yaklaşık bütün vakaların kendiliklerinden iyileşmekte oldukları hatırlanmalıdır.

Enfeksiyöz mononükleoz öpüşmeyle bir insandan başkasına bulaşır mı ?
Bunun öyle olduğu ve genellikle gençlerde meydana geldiği sanılmaktadır.

Eğer birisinde bu hastalık varsa ve haftalarca bazen de aylarca inatla devam etmekteyse bu hastanın yatakta tutulması ve başkalarından tecrit edilmesi gerekir mi ?
Hayır. Böyle bir kişi, ateşi düştükten sonra okuluna veya işine dönebilir. Ancak, hastalığı başkasına bulaştırabileceği için bu kimse başkalarıyla yakın temaslardan kaçınmalıdır.

 

 

Dr. Sönmez Güdücüoğlu

Unutuldum Sanma ( Ercüment Sönmez Güdücüoğlu )

30 Ocak 2009

düşen yağmur tanelerinin melodisi, rüzgarla eğilen ağaçlar, denizin sonsuz mavilği ve dörtnala geçen zaman , bir bakış bir dudak kıpırtısı , uzaklardan gelen bir sessizlik , dağların arkasından hisseilen güzellikler , tanıdık bir esinti , yakınından geçilen bir adress , midenizi burkan hafif bir açlık , ince açılmiş bir hamur , domatesli maydonozlu kıyma , bana urfa lahmacununu hatırlatıyor. :) Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu

Uz. Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Lenfoma Hastalığı ve Tedavisi

20 Ocak 2009

LENFOMA Lenfoma, lenf (akkan) dokusunun habis hastalığına verilen genel bir isimdir. Hodgkin hastalığı ve Hodgkin dışı lenfoma (HDL) adı altında iki büyük gruba ayrılır. İlk kez tarif eden Thomas Hodgkin’in adı ile anılan bu hastalığın nedeni kesin olarak bilinmemektedir. HDL gelişimini kolaylaştıran bazı risk faktörleri olduğu kabul edilmektedir. Ebstein-Barr virüsü gibi bazı virüslerle hastalık geçirmiş kişilerde, bağışıklık durumu doğuştan bozuk bireylerde, AIDS hastalarında, bazı kimyasal maddelerle ilişkisi bulunanlarda sık görülür.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Her yaşta ortaya çıkabilmekle birlikte daha çok genç erişkinlerde görülür. Erkeklerde daha sık ortaya çıkar. İlk şikayet çoğu kez boyunda ortaya çıkan ağrısız bir şişliğin fark edilmesi şeklindedir. Hodgkin hastalığında bu şişlik özellikle solda köprücük kemiği üzerinde yerleşimlidir. Koltuk altı ve kasıktaki lenf düğümü bölgelerinde de büyüme olabilir. Az sayıda hastada ise lenf düğümü büyümesinin yaygın olduğu görülür. Göğüs kafesi içinde veya karın boşluğu içindeki lenf düğümlerinde büyüme olabilir. Bunlar bası nedeni olacak büyük kitleler halindeyse nefes darlığı, yüzde ve boyunda şişme veya karında şişlik, ele gelen kitle, karın ağrısı olması gibi şikayetlere yol açarlar. Fizik muayenede karaciğer veya dalak büyüklüğü saptanabilir.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Hastalık lenf düğümü dışındaki dokuları da tutabilir. Akciğer, karaciğer, kemik, kemik iliği tutulumu en sık lenf düğümü dışı tutulum yerleridir. Hastaların bir kısmında ateş, gece terlemesi, son 6 ayda vücut ağırlığının % 10’undan fazla kilo kaybı olabilir. Ateşin nedeni enfeksiyon değildir. Hodgkin hastalığında kaşıntı da olabilir.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Bademciklerin hastalık göstermesi Hodgkin dışı lenfomada daha sık olmaktadır. Lenfomalı hastaların az bir kısmınının fizik muayenesinde büyümüş bir lenf bezine rastlanmayabilir.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Lenfoma tanısı koymak için mutlaka tutulmuş bölgeden biyopsi yapmak gerekir. Kesin tanı doku incelemesi ile konur. Bu nedenle lenf düğümü büyümesi olan hastalarda lenf düğümünün cerrahi olarak çıkarılarak, tetkik edilir. Lenfoma tanısı konan her hastaya, hastalığın evresini belirlemek için kemik iliği biyopsisi de gerekebilir. Hastalığın kemik iliği tutulumunun olup olmadığının belirlenmesi uygun tedavi şeklini kararlaştırmada yol göstericidir.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Hastalığın yaygınlığını belirlemek için farklı muayene ve testler yapılmalıdır. Klinik değerlendirme bir onkolog veya hematolog tarafından yapılmalıdır. Hastalığın hikayesi, fizik muayene bulguları, görüntüleme ve laboratuar bulguları değerlendirilerek iyileşme sağlayacak en iyi tedavi planlanlanır.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Biyopsi: Biyopsi kanser şüphesi olan alandan doku parçası alınması işlemidir. Biyopsiler lokal veya genel anestezi yapıldıktan sonra bir iğne ile küçük bir doku parçası alınarak yapılır. Ancak bu yöntemle bazen tanı için yeterli doku alınamayabilir. Karın içinde bir hastalık varsa laparoskopi veya laparatomi denen cerrahi yöntemlerle karın içindeki şüpheli bölgeden parça almak gerekir. Çıkarılan doku örnekleri patolog tarafından değerlendirilir.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Görüntüleme: Anestezi gerektirmeyen çoğu kez ağrısız bir işlemdir. Direkt röntgen filmleri, boyun, akciğer, karın ve/veya kalça bilgisayarlı tomografisi (BT) çekilmelidir. Magnetik rezonans görüntüleme (MR) özellikle beyin ve omurilik tutulumu düşünülüyorsa planlanmalıdır. Galyum sintigrafisi lenfomada kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. Ayrıca, PET (pozitron emisyon tomografisi) son yıllarda lenfomalarda başarı ile kullanılan bir tetkik yöntemidir.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Kan sayımı: Alyuvar, akyuvar ve kan pulcuklarını içeren kan hücrelerinin sayısının ve görünümünün değerlendirilmesi gerekir. Biyokimyasal tetkikler: Tümörün karaciğer, böbrek veya vücudun diğer kısımlarındaki tutulumları göstermede bilgi verir. Kemik iliği muayenesi: Kemik iliği, kemiklerin içinde bulunan bir madde olup vücuttaki akyuvar, alyuvar ve kan pulcuklarının yapıldığı yerdir. Alyuvarlar dokulara oksijen taşınmasında rol oynar; akyuvarlar enfeksiyondan korur; kan pulcukları ise kanamanın durdurulmasına yardım ederler. Kemik iliğine yayılan veya kemik iliğinden kaynaklanan lenfomada tanıya gitmek için kemik iliği değerlendirilmelidir.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Santral sinir sistemi muayenesi: Lenfoma bazen sinir sistemine yayılabilir. Bu durumda omurilik ve beyinde bulunan beyin omurilik sıvısında anormallik olabilir, bu sıvıda kanser hücreleri saptanabilir. Bunu belirlemek için hekim bel bölgesinden ince bir iğne ile beyin omurilik sıvısı almayı önerebilir. Az bir miktar sıvı bu inceleme için yeterlidir. Bu sıvının kimyasal yapısı ve hücre sayısı da değerlendirilir.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Evreleme vücutta tümörün yaygınlığını gösteren bir terimdir. Lenfoma dört klinik evreden birinde olabilir. Evre I ve II’de hastalık kaynaklandığı bölgede sınırlıdır, III ve IV ise ilerlemiş, yaygın hastalığı gösterir. Evrelemede A, B, E önemlidir. Tanı sırasında ateş, kilo kaybı, terleme gibi belirtilerin olması B, olmaması A olarak değerlendirilir. Hastalık lenf düğümünden bir organa yayıldığı zaman veya hastalık lenfatik sistem dışında bir tek organı tuttuğu zaman E ifadesi kullanılır.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Tedavi: Lenfoma tedavisi radyoterapi ve kemoterapi ile yapılmalıdır. Erken evre Hodgkin dışı lenfomada cerrahi uygulanabilir. Lenfomada tedavi seçimi hastalığın evresine göre planlanacağı için evrelemenin doğru yapılması gereklidir. Biyopsi ile tanısı doğrulanan her hastaya uygun evreleme için göğüs, karın, kalça bilgisayarlı tomografik tetkikleri ve kemik iliği biyopsisi yapılmalıdır. Erken evrede uygun tedavi ile % 80’lere ulaşan şifa şansı ileri evrelerde de daha düşük bir oranda devam etmektedir.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Hodgkin hastalığında hastanın yaşı, hastalığın doku tipi, hastalığın evresi, B belirtilerinin varlığı tedavi başarısını etkileyen faktörlerdir. Hodgkin dışı lenfomada tedavi planı lenfomanın derecesi, hastalığın yaygınlığı gibi birçok faktöre göre yapılır. Hodgkin dışı lenfoma tedavisinde kemoterapi, radyoterapi veya bu tedavilerin kombinasyonu kullanılmaktadır. Kemoterapi rejimi belirli dozlarda, belirli bir sıra ile antikanser ilaçların birlikte verilişidir. Tek doz kemoterapi ile az sayıda tümör hücresi öldürülmüş olduğundan, tüm kanser hücrelerini öldürmek için tedaviyi birkaç doz halinde vermek gerekir.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Tedavi bloklarının sayısı tümör büyümesine fırsat vermemek, dirençli kanser hücrelerinin gelişimini önlemek için gereken sıklıkta olmalıdır. Kemoterapi genellikle sikluslar veya bloklar halinde verilir. Her bir tedaviyi birkaç haftalık ilaçsız istirahat dönemleri izler. Kemoterapi rejimine göre tedavi ağızdan ilaç vererek, damardan enjeksiyon ile veya damardan serum takılarak yapılır. Bazen HDL’lı hastalar için kök hücre nakli ile birlikte yüksek doz kemoterapi yapılması gerekir. Kemik iliği kök hücre denen akyuvar, alyuvar ve kan pulcuklarının kaynağını oluşturan olgunlaşmamış bir hücre içerir. Bazen kanser hücrelerini öldürmek için yüksek doz radyoterapi veya kemoterapi gerekir. Bu tedavi ile normal kemik iliği de yıkılır. Sağlıklı kemik iliği elde etmek için bir vericinin kemik iliği veya kök hücreleri kullanılır. Tekrarlayan tümörü olan hastalarda lenfoma tipi ve nüks zamanına göre yeni tedavi planlanır. Tam düzeldikten sonra yeniden lenfomanın ortaya çıkmasına nüks denir. Bazen nüks etmiş hastalara da yoğun tedaviler yapılmasını izleyerek kemik iliği veya kök hücre nakli yapılması gerekebilir.

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu

ercüment sönmez güdücüoğlu

13 Ocak 2009

Uz. Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu Çocuk hastalıkları uzmanı