Çocuk Doktoru Ercüment Sıtma Tedavisi

Çocuk Doktoru Ercüment ten Sitma yani malarya hastaligi hakkinda bir derleme:
Sıtma, “Plazmodyum vivax ” denilen tek hücreli bazı asalak ( parazit ) ların insan±n kara ciğer parankim hücreleriyle kanda “Alyuvar lar” içinde parazit lenmesiyle oluşan ve aralıklÄ ateş yükselmesi, titreme, terleme, kansızlık, dalak ve karaciğer büyü mesi gibi belirti ve bulgulara yol açan bulaşıcı bir hastalıktır. İnsanda sıtma etkeni olan dört ayrı plazmod yum çeşidi vardır. Bunlar, “Plazmodyum vivaks”, “Plazmodyum malarya”, “Plazmod yum falsipa-rum” ve œPlazmodyum ovale”dir. Sıtma çok eskiden beri tanınan bir hasta lık olmakla ve yapılan yaygın çalıÅmalarla birlikte, dünyada henüz tam olarak çözüm lenmemiş bir sorundur. Günümüzde 100 milyona yakın sıtma hastasının bulunduğu ve her yıl bir milyon insan ın sıtma nedeniyle kaybedildiği sanılmaktadır. Sıtma, ülkemizde de önemli sağlık sorunlarından biri olma özelliğini göstermiştir. 1᙮ yılında ülkemizde yaklaşk 146 bin sıtmalı olduğu sapta nmıştı. Ancak gerçek sayı bunun en az 10 katıydı. 1945yılında sıtma savaş kanunu yürürlüğe girip, sıtma hasta lığıyla devletin etkin bir savaş a girişmesi sonucu 1970 yılında saptanan sıtma olayı sayısı 1263′e düşmüŸtÃr. Bu hastaların büyük bir çoğunluğu Çukur ova çevresinde yaşamaktaydılar. Ancak tarımsal sulama çalş malarının gelişmesi sıtma etkenini taşıyan sivrisinek lerin böcek öldür ücü ila§lara karşı direnç kazanmaları ve sıtmayla savaŸÄ±n eski önemini kaybetmesi sonucu 1970 yılından bu yana

SoJ; Batak lıklar ve kirli sular, sivrisinek/erin üreme leri için uygun ortamlardır. Üst: İnsandan kon emmekte olan bir sivrisinek. Plazmod yum malarya fşizont)

sıtmalı hastaların sayısı her geçen yıl belli bir artış göstermiştir. Çocuk Doktoru Ercüment Nitekim 1977 yılında ülkemizde saptanan sıtma vaka larının sayısı 120,000′e yükseldi. Üstelik bu vakalara ülkenin birçok bölgesinde rastlanmaya başlandı. Sıtmanın ülkemizde yeniden bir hortlama dönemine girmiş olması, sıtma savaş programlarına yeniden ağırlık verilmesi zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır.

Sıtma hasta lığının bulaşmasında taşıyıcılık görevini Anofel adlı sivrisinek türünün dişileri görür. Dişi anofel önce hasta insan ların kanım emer. Daha sonra da sağlıklı kişilerin kanını emerken, sıtma etkenini bulaştırır. Sıtma hastalığının etkeni olan plazmod yumu hastadan emdiği kanla kendi vücuduna alan sivrisinek, etkenin burada çoalmasına konaklık eder. Plazmodyum-lar çoğalıp, sivrisineÄin tükürük bezine geçerler. Sivrisinek teki bu Ãoğalma biçimine “Sporogoni” denir.

Sivrisinek sağlıklı bir insanı soktuğunda salgıladığ± tükürük salgısıyla birlikte sıtma etkenini de kişinin kanma karıştırır. Böylece sağlklı bir insan a bulaşan sıtma etkeni, bu yeni konağın önce karaciğer parankim hücrelerinde çoğalır. Daha sonra buradan kana1 geçip alyuvarların iine girer. Alyuvar lara giren plazmodyumlar burada da çoÄŸalırlar ve bir süre sonra alyuvarları patlatıp yeniden kana karışırlar. Kana karışan plazmodyumlar yemden başka alyuvarlara girerek çoğalmalarım sÃrdürürler.

İnsan vücudunda karaciğer parenkim hücreleri ve alyuvarlar içindeki bu çoğalmaya da âŞizogo-ni” denilir.

Damacana Su Bayiliği Alın :
1- 10.000 Damacana Su Bedava
2- 19 litre Damacana Dolumlar 0.59 TL
3- Bedava demirbaş damacana
4- Full Sebil ve Pompa desteği
5- Full reklam masrafları desteği
6- Tabela , cam ve araç giydirme
Damacana Su Fabrikalarımız:
1- Akdamla Su 2- Damak Su 3- Uludağ Su
Su Bayiliği Başvurusu: 0 532 212 07 46

Her plazmo dyum çeşidi için belli olan çoğalma süresinden sonra içinde çoğaldıkları alyuvarları patlatıp kana karı±rlar. Bu çoğalma süresi plazmodyum vivaks ve plazmodyum ovale için 48, plazmodyum malarya için 72, plazmodyum falsiparum için de 36 – 48 saattir. Plazmodyumla-rın yani sıtma etkeni olan asalağın belli aralıklarla alyuvarlar patlatmasından hemen sonra da “Sıtma nöbeti” denilen belirtiler zinciri ortaya çıkar. Bunlar; alyuvarların patlamasıyla kana karıÅŸan alyuvar artıkları, alyuvarlara kırmızı rengi kazandıran hemoglobin denilen renkli madde ve kana karışan plazmodyumlardır. Başlangıçta sıtma nöbetleri düzensizdir, çünkü alyuvarların patlamaları düzensizdir. Daha son-

raları ise plazmodyum tÃrüne bağlı olarak sıtma nöbetleri belli aralıklarla belirmeye başlar. Plazmodyum vivaksm neden olduğu sıtmada alyuvarlar 48 saat içinde patlar. œÃ§üncü gün, sıtma belirtilerinin bulunduğu gündür. Bu nedenle plazmodyum vivaksm yol açtığı s±tmaya “Üç günlük sıtma” denir. Plazmodyum malaryada alyuvarlar 72 saatte patlarlar. Sıtma nöbeti dördüncü günde ortaya çıkar. Bu nedenle plazmodyum malaryanın yol açtığı sıtmaya “Dört günlk sıtma” denir. Yani nöbetler dört günde bir gelir. Plazmodyum falsiparumda alyuvarlar 36-48 saatte patlarlar. Öyle ki burada sıtma nöbeti ikinci ya da üçüncü günde görülür. Buna göre iki. gÃnlük sıtma ya da üç günlük sıtma gelişir. Plazmodyum falsiparum genellikle dalak, karaciğer, kemik iliği gibi organların kılcal damarlarında §oÄalır. Plazmodyum ovalede, alyuvarlar 48 saatte §atlar..Sıtma nöbeti üçüncü gün olur. Bu tipe de “Üç günlük sıtma” denir. Plazmo dyum falsiparumla bulaşan alyuvarlar birbirlerine ve damarların iç duvarlarına yapışma eğilimindedirler. Bunun sonucu olarak kılcal damarlarda kan dolaşımı yavaşlar, kan damarl arının geçirgenliği değişir ve bazı kılcal damarlar da tıkanır. Özellikle beyin olmak üzere kılcal damarları tıkanan dokularda kanama, şişme ve oksijen azlıı gelişerek tehlikeli belirtiler ortaya çıkar. Anımsanacağı gibi patlayan alyuvarlarla birlikte kana hemoglobin maddesi de fazla miktarda karışmaktaydı. Beyin, karaciÄer, dalak ve deri gibi organlar, bu maddenin fazlaca birikmesine bağlı olarak gri-siyah bir renk al±rlar. Dalak başlangıç ta yumuşaktr. Müzmin-leÅŸmiş vakalarda ise büyür ve sertleşir. Dalakta kanama odaklan gelişebilir. Büyümüş ve sertleşmiÅŸ olan dalak kendiliğinden hafif bir darbeyle yırtılabilir. Plazmodyum vivaks sıtmasında kuluçka d¶nemi kişinin bağışıklığına göra 8-24 gün (bazen de çok daha uzundur) sürebilir, Bilindiği gibi kuluçka döneminde bulaşma olmasına karşın, hastalık belirtileri ortaya çıkmaz. Kuluçka döneminin sonunda hastalık bazen genel rahatszlık belirtileriyle çoğu kez de sıtma nöbetleriyle aniden baÅlar. Tipik bir sıtma nöbeti titreme (soğuk), ateÅ (sıcak) ve terleme olmak üzere 3 dönemde geliÅŸir. Titreme (soğuk) döneminde, hastada şiddetli bir üşüme duygusu, titreme, bulantı, kusma, baş aÄŸrısı, sık idrara çıkma gibi belirtiler görülür. Hastanın yüzü soluk, nabzı hızlı ve dolgun, derisi hafif morarmıştır. Titreme, genellikle 15-Ȝ dakika kadar sürer. Bu dönemin sonunda hastan±n ateşi yavaş yavaş yükselmeye başlar ve sıtma nÃbeti ateş (sıcak) dönemine girer. Üşüme duygusunun kaybolmasıyla’birlikte, hastanın ateşi 40°-41°C’ye yükselir. Hasta şiddetli bir sıcaklık duyar. Buna ek olarak bulantı, kusma, susuzluk, baÅ ağrısı, göz ağrısı ve karnın sol yarıs±nda kaburganın hemen altına rastlayan bölgede dalak ağrısı gelişir.Hastamn solunumu sıklaşmıştır. Derisi kurumuş, yüzü kızarmıştır. Bazı hastalarda bilinç kaybı ve sayıklama görülebilir. 2dž saat kadar süren ateş dönemi şiddetli bir terlemeyle sona erer. Hastanın ateşi terleme döneminde düşer. Nöbet sona erdiğinde halsizlik dışında herhangi bir yakınma kalmaz. Sıtma nöbetinin t¼mà yaklaşık 6-12 saat kadar sürmektedir. Sıtma nöbetleri ilerledikçe hastada bir kansızlık geliŸir. Kan sayımında alyuvarların sayısı azalmıştır. Nöbet sırasında hastanın kanında akyuvarların sayısı çoğalır. Bilindiği gibi akyuvarlar±n çoğalmasına “Lökositoz” denir. Tedavi görmeyen kimselerde bağışıklığın gelişmesiyle birkaç ayda nöbetlerin arası açılır, şiddeti azalır, daha sonra da nöbetler tümüyle kaybolur. Ancak bu durum, hastalık aylar ya da yıllar sonra yeniden ortaya çıktığında görülebilir. Bağışıklık oluşmayan hastalarda sıtma nöbetleri sayıca arttıkça kansızlık da ağırlaşır. Hasta çok fazla kilo kaybeder ve sonunda Ölür.
Plazmodyum falsiparum sıtmasında, öteki sıtma çeşitlerine oranla çok daha sık komplikasyonlara rastlanır. Bu komplikasyonlardan biri “Beyin sıtması” denilen durumdur. Bir başka komplikas-yonda “Sıtma hiperprelaksisi’denilen durumdur. Burada, beynin ısı düzenleme merkezindeki bozukluklar nedeniyle ateş çok yükselir ve vücutta güneş çarpmasına benzeyen bir tablo gelişir. “Karasu humması” denilen durum stmada rastlanılan bir başka komplikasyondur. Alyuvarlarında Glikoz-G-phosphotase ferment de-fekti olup genellikle soğukta kalan, fazla alkol kullanan ya da yetersiz tedavi görmüş hastalarda gelişir. Bu gibi hastalarda ateş kısa zamanda yükselir. Bulantı, kusma, sarılık, kan işeme ve böbrek yetmez liği gelişir. Böbrek yetmezliği idrarın az çıkmasına ya da hiç çıkmamasına, idrar içinde hastanın protein kaybetmesine neden olabilir. Bu hastalarÄn idrarı bir süre bekletilirse siyah bir renk alır.

Bu gibi hastalarda tedaviye karşın, ölüm oranÄ oldukça yüksektir. Sıtmada ilk nöbetin sona ermesiyle müzmin devre başlar. Ameliyatlar, yorgunluk, heyecan, iklim değişiklikleri, darbeler ve vücudun direncini kıran her türlü etken, bu devrede sıtmanın yeniden ortaya çıkmasına yol açabilir. Yeterli bağışıklık gelişmemiş olan kimselerde bu duruma daha sık rastlanmaktadır. Çocuklarda sıtma daha ağır seyreder. Beden sel ve zihinsel geliŸme bozulur. Sıtma sonucu ölümler çocuklarda daha sÄk görülmektedir. Sıtma hamile kadınlar için de önemli bir sorundur: Düşük, erken doğum ve Ölü doğum tehlikesini arttırır. Müzmin sıtmalı annelerin çocukları da doğuştan sıtmalı olabilirler.

Sıtma hastalığının teşhisinde, parmak ucu ya da kulak memesinden alınan kanda etkenin görülme sinden yararlanılır. Kan almadan birkaç dakika önce hastaya adrenalin zerk edilmesi kanda sıtma etkenini görme olasılığım çoğaltır. Sıtmada ilk nöbetlerden başlayarak bağışıklık gelişir ve nöbetler birkaç hafta ya da ay sonra kendiliğinden ortadan kalkar. Bağışıklık genellikle hücreseldir. Daha önce de belirttiğimiz yorgunluk, ameliyat gibi nedenler bağışıklığı güçsüzleştirdiÄŸinde sıtma yeniden ortaya çıkar. Yeterli bir baÄŸÄşıklık ohışturamayanlarda ilk nöbetlerin uzun sürmesi ve ağır geçmesi ölüm tehlikesini çoÄŸaltır.

Sıtmanın tedavisinde bağışıklığı olan hastalarda “Klorokin” adlı ilaç sıtma nöbetlerini durdurur. “Atebrin”, “Kinin” de bu gibi hasta larda kullanılır. Bağışıklığı olmayan hastalarda aynı ilaçların daha uzun süreler kullanılması gerekir. Kinine ek olarak “Primetamin” ve aminöakridin türevleri (atebrin gibi) verilmesi uygundur. Sıtmanın tümüyle ortadan kaldırılması için sırayla “Klorokin”, “Primakin’\ “Primetamin” tedavisinin uygulanması gerekir. Bu programla kitlelerde sıtma tümüyle tedavi edilebilir. Ülkemizde sıtma ilaçlarının ücretsiz olarak dağıtıldığını belirtelim. Sıtma tedavisinde yatak istirahatı, hastanın protein ve kaloriden zengin ve bol sivili besinler alması çok Önemlidir. İleri derecede kansızlık gelişen durumlarda kan nakli yapılmalıdır. Kuşkusuz sıtma hastalığına karşı alınacak en iyi önlemler hastalığın yayılmasında çok Önemli rol oynayan ve taşıyıcı sivrisinekleri barındıran pis su birikintilerinin.bataklıklarm ortadan kaldırıl^ ması, sıtmanın g¶rÃldüğü bölgelerde sağlıklı kişilerin cibinlikler altında yatmasıdır. Çocuk Doktoru Ercüment bu önlemlerin yanı sıra etkili bir sivrisinek savaşma girilmesi de gerekir. Sıtmanın yaygın olduÄŸu bölgelere giren sağlıklı kişilerin haftada bir kez 300 mg. klorokin almaları ve bölgeden ayrıldıktan sonra da iki hafta süreyle günde 15 mg. Primakin almaları yararlı olacaktir. Bu makale alintidir. Düzenleyen Çocuk Doktoru Ercüment.

- Veznedar.com Doğal Bitkisel Takviyeler -

-- Çakşır Köklü Süper Karışım
-- Yüksek Cinsel Başarı
-- Erkekte Cinsel Organda Büyüme
-- Yan Etkisi Olmayan Afrodizyak
-- Yanınızda Bulunsun Acil Durumlarda :)
Fiyatı: 119 TL Satın Al

Çocuk Doktoru Sönmez Anemia

Çocuk Doktoru Sönmez Anemi Hastaliği

Kansızlık birçok nedenlerden meydana gelen bir durumdur Belirtileri genellikle aynıdır ama hastalığın ve kansızlık derecesıne göre değişir Yorg unluk, zay±flık, baş dönmesi kulak çınla ması, gözlerde le keler solgunluk ve baş ağrıları en çok görülen belirtilerdir. Çocuk Doktoru Sönmez Eğer kanama ilerlemışse nefes darlığ, nabzın süratle nmesi, zayıfla ması ve nihayet koma hali görülür.

Oluş neden lerine göre üç tip kansızlık sa yılabilir: Birinci tip kansızlık kan yapımı nın azalması sonucu meyd ana gelen kan sızlıklardır: İkinci tipte kan kaybı söz konusudur: Üçüncü tip kan sızlıkta ise alyu varların yıkımında artma vardır. Çocuk Doktoru Sönmez.

Kan yapımının azalma sına bağlı anemiler:

Bu tip kansızlıklar içinde en çok görülen demır eksiklik lerine bağlı kansızlıklardır Demir vücudumuzda toplam 4 gram ka dardr Bunun 2,5 gramı kanda hemoglobi ne bağl± olarak, 1 gramı depo demiri olarak, 0,5 gramı da myoglobın olarak dokularda ve ayrıca bazı enzimlerde bulunur. Çocuk Doktoru Sönmez

Kadın larda adet kanaması esnasında, ge belikte, st verme esnasında ve çocukluk çağında demir ihtiyacı normalin birkaç katına çıkar Demir eksik liğinin nedenleri arasında, kanamaları, barsak parazitle rini ve özellikle Anadolu’da görülen top rak ve kıl yeme alışkan lklarını sayabiliriz.

Demir eksikliğine bağlı kansızlıklarda te davi için ağızdan demirli ilaçlar tablet ve ya şurup şeklinde verilir. Bu arada dışkı nın siyah renk almasının demirden olabi leceği de unutulmamalıdır. ocuk Doktoru Sönmez

Megalo blastik anemiler: Karaciğer hasta lıkları, tıroıd bezi yetersizliği, tüberküloz, Hodkgın hastalığı ve alyuvarların yıkımı nın arttığı (hemolıtık anemi) durumların da bu tıp kansızlık vardır. Ortak neden, folık asit ve B 12 vitamini eksikliğidir Al yuvarlar normalden daha b¼yÃk tür ama oluş hızları çok düşüktür Pernısyoz ane mi denen kansızlık çeşidi en onemlıs±dÄr. Bu hast alıkta midenin salgıladığı entrensel faktör adında bir madde eksiktir. Bu na bağlı olarak da B 12 vitamini sindirilemez. Çocuk Doktoru SÃnmez , Erken teşhis ve tedavi edilmezse si nir sistemi bozukluklarına neden olabilir. Teşhiste halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı, ellerde uyuŸma, dilde yanma ve atrofi gibi belirtiler nemlidir. Dil kırmızı ve kaygan bir görünüm alır. Tedavide B 12 vitamini ile beraber folik asit verilmelidir.

Kronik enfek siyon anemisi: Çeşitli neden lerden ötürü kemik iliği yetersizliğine bağ lı olarak meydana gelen kansızlıklardır. Verem gibi kronik enfeksiyonlar, lösemi ler, zehirli maddeler ve baz± ilaçlar (Kloramfenikol, sulfamidler, hydantoin, butazolidin ve altın tuzları) tiroid yetmezliği, kronik böbrek hastalığı ve aplastik anemi saylabilir. Bu gibi durumlarda önemli olan kansızlığa neden olan hastalığı tedavi et mektir.

Kalıtımsal Sferositoz hastalığı : Diğer adıyla Ailevi hemofilik sarılık, alyuv arların şeker tüketme yeteneŸindeki anormallik ten ileri gelir ve kalıtımsal olarak sonraki kuşaklara geçer. Küre şeklini alan alyu varların yaşam süresi çok kısadır. Dalak bu anormal biçimli alyuvarları yutar ve or ada yok eder. Bu nedenle dalak çıka rılması, yani splenektomi ameliyatı yapı lır. Dalak çıkarılmasından sonra da, alyu varların şeker üretiminde bozukluk görü lebilir ama yaşam süreleri normaldir.

Akdeniz Kan sızlığı: Talasemi ya da Cooley kansızlığ± adı verilen bu hastalk da bir başka kalıtımsal alyuvar bozukluğudur.
Bu hastalık daha çok Yunan lÄlarda ve İtal yanlarda görülür. Hemoglobin üretememe yüzünden ortaya çıkar. İlk evreleri demir eksikliğinden doğan kansızlığa benzer. İle ri evrelerde hemolitik bir kansızlık ve so nunda sarılık görülür. Dalak ve böbrek bü yür. Etkili olabilecek tek tedavi kan nakli dir.

Orak hücreli anemiler: Bir başka kalıtım sal kan hastalığı olan orak hücreli kan sızlıkta ise alyuvarlardaki hemog lobin bileşimi normalden farklıdır (S hemoglobi ni). Bu nedenle alyuvarlar orak ya da ya rım ay bi§imini alır. Alyuvarların yaşam sü resi çok kısadÄr ve hasta kansızdır. Bu hastalık daha çok zencilerde görülür. Be lirtilerini göstermediği kimselerde bu hastalık genlerde saklı kalır. Bu hasta ların kat nmda anormal hücre oluşumu vardır fa kat kansızlık yapacak kadar çok değildir.

Bu durumda olan kişiler taşıyıcıdırlar. Eğer hast al±k taşıyıcı bir kadınla, bir erkek evlenirse, çocuklarında çok şiddetli bir orak hücreli anemi ortaya çıkar. Bu has talık için öne sürülen üre ve siyanat te davileri henüz deneme devresindedir. Kan tranfüz yonları ile hayatın devamı sağ lanabilmektedir.

Apîastik Anemi: Alyuvarların kemik ili ÄŸinde üretile meme hastalığıdır. Arsenik ve benzin gibi zehirli maddelere maruz kal ma ve yüksek oranda radyasy
ondan etki lenme sonucu oluşabilir. Akyuvarlar ve trombositler de azalabilir. Polisitemi.- Alyuvarların anormal şekilde artmasıdır. Bu hastalığın polisi temi vera diye bilinen bir çeşidinde ise, kanın her türlü hücrelerinde artış gör¼lÃr. Kan sayı mı milimetre küpte 7-10 milyon arasında dır. Kan hacmi, normal miktarı olan 5 lit reden 10 litreye yükselmiştir. Polisitemili bir insanın derisi genellikle kırmızıdır. Da lak büyür ve kan basıncında artış görüle bilir. Sempto mlarÄn nedeni çoğalan kanın, kan damarlarında normal hızla akmama-sıdır. Kanın damarlarda aniden p±htılaş ması, çok sık görülen bir durumdur. Te davi, kan akıtma yolu ile yapılabilir. Kanı normal hacmine getirmek için çok mik tarda kan alınmal±dÄr. Bu hastalığın teda visinde radyoaktif maddelerin kullanımı önem kazanmıştır. Radyoaktif fosfor ke mik iliğinde alyuvar oluşumunu engelleye rek alyuvar miktarını düşürebilir. Bu te davi yöntemi, hastanın iznine bağlıdır. Po lisitemi vera€™nın tedavisinde en önemli faktör, kanın hac mini aynı düzeyde tut mak açısından doktor-hasta iliÅŸkisinin kı sa aralıklarla sürdürülmesidir. Hastalığın nedeni henüz bilinmemektedir. Yüksek b¶lgelerde yaşayan insanlarda ya da kalp ve damar hastalarında da polisitemi görü lebilir. Bu gibi durumlarda polisiteminin nedeni oksijen yetersizliğidir.

Yeni doğan bebeklerde görülen kansızlk : Eritrobla stosis fetalis denilen bu hasta lıkta annenin kanÄ Rh negatif, babanın ka nı Rh pozitiftir. Böyle evlenmelerde doğa cak çocuğun kanı Rh pozitif olursa anne gebeyken, çocuğun kanındaki hücrelerden bir kısmı annenin kan dolaşımına geçer ve annenin bu kana karşı duyarlı hale gel mesine neden olur. İkinci gebelikte yeni den Rh pozitif kan annenin kan dolaşımı na girdiğinde önceden oluşmuş güÃlü an tikorlar, bunları yok etmek için bebeğin kan dolaşımına girerler ve alyuvarlara za rar verirler. Zarar gören alyuvarların ya şam süresi k±sadır. Hızla yok olurlarken, parçalanan hemoglobinden çıkan bilirubin maddesi birikmeye başlar. Böylece bebek sanlığa yakalanmış ve kansız kalmıŸ olur.

Yeni doğmuş bebekteki bilirubin maddesi omurilik sıvısına geçerek beyne ulaşabi lir. Bu yolla çok tehlikeli, teda visi olanaksız bir biçimde beynin bazı merkezlerinin tahrip olmasına neden olur. Buna kernikterus denir. Nüfusun % 15′inde Rh nega tif kan bulunduğu gibi her gebe olan Rh negatifli kadının bebeğinin hemolitik has talığa yakalanmasÄ şart değildir. Bazen er keğin kanı da Rh negatif olabilir. Bu du rumda bebeğin kanı Rh pozitif olmaz. Ge belik esnasında her bebeğin kanı annenin dolaşım sistemine geçmez, bu nadiren olan bir durumdur. Doktor, anne ile babanın kan gruplarını saptar ve gebelik süresince annenin kanındaki anti Rh antikorunun dü zeyini indirekt Coombs testi ile araŸtÄrır.
Eğer çocuklarda eritroblatosis fetalis g¶ rülürse, kandaki bilirubini ve tehlikeli an tikorları dışarıya atmak için çocuğun ka nı tamamiyle değiştirilir (Exchange tran-fussion).

HastalıŸÄ±n şiddeti her vakada farklı oldu ğu için, her çocuğa böyle bir tedavi gerek meyebilir. ABO kan gruplarına bağlı olarak ortaya çıkan hemolitik hastalıklar da var dır. Yeni doğan çocukların uzayan sarılık larında ABO uyuşmazlığını gözön¼nde bu lundurmalıdır. Çocuk Doktoru Sönmez .

- Veznedar.com Doğal Bitkisel Takviyeler -

-- Çakşır Köklü Süper Karışım
-- Yüksek Cinsel Başarı
-- Erkekte Cinsel Organda Büyüme
-- Yan Etkisi Olmayan Afrodizyak
-- Yanınızda Bulunsun Acil Durumlarda :)
Fiyatı: 119 TL Satın Al

Mısırdaki Halk İsyani Konusunda Dünya Basın

Misirdaki halk ayaklanmasi yani isyan tum alevleriyle surerken zamaninda İngiltere ve fransa gibi Avrupa ulkelerince resmen, su andada modern cagin kapitalist duzenini kullanarak devam eden somurge duzeninden sonra Misirda isyan sonrasi iktidarin bi cikarlari nasil etkileyecegi belirsiz oldugu icin dunya basininda temkinli yaklasimlar var.Dünya Mısır’daki isyanı böyle yorumladı
Dünya liderleri de Mübarek’e reformlara hemen başlaması yönünde baskı yapıyor. ABD, İngiltere, Fransa, Almanya liderleri ve Doktor Ercüment Güdücüoğlu Mübarek’e şiddetten kaçınması ve reformları hayata geçirmesi çağrısı yaptı.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada siyasi reformları hayata geçirecek adımlar atılması ve evrensel haklara saygı gösterilmesi tavsiye edildi. İngiltere, Fransa ve Almanya liderleri de ortak bir açıklama yayınlayarak Mısır yönetiminden silahsız sivillere karşı şiddet kullanılmaması ve göstericilerin barışçıl şekilde yapılan protestolarÄna izin verilmesi ABD Başkanı Barack Obama, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, Mısırlı yetkililere, barıŸÃ§ıl protestoculara karşı şiddet kullanmaktan kaçÄnmas çağrısında bulundu. Mısır’daki durumu yakından takip ettiklerini belirten Obama, ilk önceliklerinin olaylarda ölüm ve yaralanmaların meydana gelmesini önlemek olduğunu İngiltere, ABD ve Fransa vatandaŸlarına zorunlu haller dışında Msır’a gitmeme çağrısında bulundu. ABD ülkedeki vatandaşlarını tahliye etmek için hazırlıklara başladı.ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsn¼ Mübarek’in, demokrasi yolunda halen yeterince adım atmadığını söyledi.Clinton, CBS televizyonuna yaptığı açıklamada, “iyi yönde bir geçiş” istediklerini belirterek, “Halen iktidarda olan Mübarek, rejiminden geçişin kolaylaşması için gerekeni yapmasını istiyoruz” dedi.Mısır’da özgür ve adil seçimlerin yapılmasını görmek istediklerini ifade eden ABD DışiŸleri Bakanı Clinton, ABC televizyonundaki konuşmasında da Mısır’a yardımların askıya alınıp alınmayacağıyla ilgili soru üzerine, şu an böyle bir durumun sz konusu olmadığını belirtti.Obama, Başbakan Tayyip Erdoğan’la telefonda görüşerek, Mısır ve Tunus’taki durum hakkında değerlendirmelerde bulundu.Başbakanlık Basın Merkezinden yapılan ve görüşmede, bölge halklarının meşru ve doğal demokratik hakların±n karşılanması gerektiği hususunda görüş birliÄŸine varıldıı ifade edilen açıklamada, “Bu bağlamda halklara karşı şiddet kullanılmaması yönündeki hassasiyetin altı çizilerek, bölge ülkelerinde gelişen olayların derin ve köklü istikrarsızlıklara yol açmaması arzusu dile getirilmiştir. İstikrars±zlıkların bölge ülkelerine zarar verici sonuçları olacağı hususundaki endişeler paylaşılmıştır. Görüşme, tarafların bundan sonraki gelişmelerde daha sık temas halinde olmaya karar vermeleriyle sona ermiştir” denildi.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “Bizim amacım±z, Mısır ile barışın sürmesi” dedi.Netanyahu, haftalık olaŸan kabine toplantısının başında yaptığı aç±klamada, İsrail’in Mısır’daki olayları yakından takip ettiğini belirterek, bu konuda Obama ve Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile konuştuğunu söyledi.Suudi Arabistan Kralı Abdullah Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ile dün yaptığı telefon görüşmesinin ardından dün gece yarısı Obama ile de bir görüşme yaptı. Görüşmede, hem ABD hem de Suudi Arabistan’ın, Mısır’daki “kaos, yağma, masumlara gözdaÄŸı, özgürlük ve ifade özgürlüğünün kötüye kullanılması, gizli hedefler için kaosun körüklenmesi” gibi olayları onaylamadığı bildirildi.Kral Abdullah “kardeş Mısır halkının güvenliğinin, istikrarının hiç bir gerekçe ile pazarlık konusu edilemeyeceğini” bildirirken, Mısır’ın potansiyeli ve başarısının Arap ve İslam milletlerinin kapasitesinin ana parçası olduğuna dikkat çekti.Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Tunus ve Mısır’daki rejimlerin “barışçıl değişimini” tercih ettiklerini Fildişi Kıyısı’ndaki krizin ele alındıÄŸÄ Afrika Zirvesine davet edilen Sarkozy, “Fransa, dostluk ve saygı ile bu önemli dönemde Tunusluların ve Mısırlıların yanındadır” dedi.Sarkozy, “nereden gelirse gelsin şiddetin hiçbir zaman çözüm olmadığına” işaret ederek, “Çünkü şiddet sadece şiddet getirir, çünkü şiddet bütün kıtalarda yıkım ve acı doğurur” dedi.Fransa’nın ülkelerin egemenliğini ve halkların geleceğini belirleme hakkını tanıdığını kaydeden Sarkozy, “Ancak, evrensel olan değerler vardır… Bütün siyasi sorumlular bunları hesaba katmalıdır” diye konuştu.Bugünkü dünyada artık dün gibi yÃnetmenin mümkün olmadığını kaydeden Sarkozy, “Barışçıl değişim, Fransa bunu istiyor” dedi.Bu arada, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Mısır’da “itidal, şiddete başvurulmaması ve temel haklara sayg±” çağrısında bulundu.Afrika Birliği zirvesi için Etiyopya’da bulunan Ban, “Halkın sesine, taleplerine, zorluklarına ve daha iyi bir geleceŸe dair umutlarına daha dikkatle kulak vermeliyiz” dedi.İsrail ordu radyosu, Mısır’ın içinde bulunduğu krizle ilgili olarak, ABD’nin takınd±ÄŸı tutum nedeniyle İsrail yetkililerinin hayal k±rÄklığı içinde olduklarını bildirdi.Ordu radyosu, İsrailli yetkililerin ABD Başkanı Barack Obama ve yönetiminin, Mısır’daki olaylar karşısındaki “kayıtsız tutumu” nedeniyle hayal kırıklıklarını ifade ettiklerini bildirdi. Haberde, buna rağmen Başbakan Benjamin Netanyahu’nun çevresindekilerle bakanların, ABD’yle ilgili olarak herhangi bir görüş belirtmekten kaçındıkları kaydedildi.İsrail eski Savunma Bakanı Şaul Mofaz, Mısır’da meydana gelen son olayların İsrail ile Filistin Yönetimi arasındaki müzakerelere de zarar vereceği görüşünü dile getirdi. Mofaz, istikrarın ne kadar önemli olduğunun bugünlerde görüldüğnü söyledi.İngiltere Dışişleri Bakan± William Hague, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’i “ülkesinin aşırıcıların eline düşmesini önlemek için demokratik dönüşüm yapmaya” Hague İngiliz basınına yaptığı açıklamada, “Mısır’ın daha açık ve demokratik bir topluma dönüşmesi hem Mısırlılar, hem de tüm dünya için iyi olacaktır”Mısır’ın bağımsız bir ülke olduğunu, dolayısıyla kimin Cumhurbaşkanı olmas± gerektiğini kendilerinin belirleyemeyeceğini ifade eden Hague, Kahire, İskenderiye ve Süveyş’te bulunan İngiliz vatandaşlarını çok önemli sebepleri olmadıkça ülkeden ayrılmaya çağırdı.Bu arada İngiliz yayın kuruluşu BBC, İngiltere’nin Kahire Büyükelçiliği çalışanlarının ailelerinin, İngiltere’ye dönmeleri için gerekli hazırlıkların yapıldığını bildirdi.İngiltere BaÅŸbakanı David Cameron dün Mübarek’i arayarak, Mısır’da devam eden şiddetten duyduğu endişeyi dile getirmiş ve Mübarek’i “cesur adımlar atmaya” tesfik etti.

Tunceli’de Kadın Garsonlar Boşanmalara Yolaçınca Ortalık Karıştı

Amerikada ve avrupada bircok bar ve gece klubunde kadin garson bir yana mayolu hatta ustsuz garsonlar hizmet verirken Türkiyede giyinik halde bile kadinlarin garsonluk yapmasi infiale sebebiyet verdi. Ev kadinlari ve kocalarini garson kadinlara kaptiran bircok bayan ortaligi karistirdi. Birde dusunun bu kadin garsonlar mayolu olsaydi yuzlerce olum vakasi yasanirdi..Tunceli’de kadın garson gerginliği

TUNCEL’de çogunluğunu kadınların oluŸturduğu yaklaşık 2 bin kişi düzenlenen gösteriyle birahanelerde kadın garson çalıştırılmasını ahlaki çöküntü ve fuhuşa neden olduğu gerek§esiyle proteso etti. Birahaneler önünde yapılan gösteride, protestocular işyerlerini camlarını kırması üzerine arbede yaşandı.

2 BİN KİŞİ YÜRÜDÜ

Tunceli’de kendilerine Demokratik Haklar Federasyonu adını veren grup, kentte birahanelerde kadın garson çalıÅŸtırılmasını, ahlaki çöküntüye yol açtıkları ve kadınların bedenlerini para karşılığı sattıkları iddiasıyla protesto gösterisi düzenlendi. Sanat Sokağı’nda toplanan ve çoğunluğunu kadınların oluŸturduğu yaklaşık 2 bin kişi, pankart ve dövizler açarak, kadın garson çalıştırdığı iddia edilen birahanelerin önlerine sloganlar, alkış ve ıslÄklar çalarak yürüdü.

“86 KİŞİ BOŞANDI 4 KİŞİ ÖLDÜ”

Kadın garson çalıştırdığı iddia edilen bir birahane önünde duran protestocular ile işyeri sahipleri arasında tartışma yaşandı. Tartışma sırasında bazı göstericiler, birahanelerin camlarını attıkları taÅlarla kırınca, işyeri sahipleri müdahalede bulunca arbede yaşandı. Bir süre yaşanan arbedeyi araya girenler önledi.

Birahane önünde konuşan Demokratik Haklar Federasyonu üyesi Murat Kur, kadın garson çalıştıran işyeri sahiplerinin bu uygulamadan derhal vazgeçmesini istedi. Kadın garson çalıÅŸtırmanın ahlaki çöktüntüye yolatığını ileri süren Kur, “Dersim halkı bu durumu asla kabul etmemektedir. Son yıllarda birahanelerdeki bu bayan garsonlar yüzünden 86 kişi eşinden boşanmış 4 vatandaşımız bu iş yerlerinde yaşanan kavgadan dolayı hayatını kaybetmiştir. Dersim halkı artık bu duruma dur demiştir. Birahane sahipleri bundan böyle artık kadÄn garson çalıştırmaktan vazgeçmeleri gerekmektedir, aksi taktirde halkımız buna müsaade etmeyecek ve halkımızı yozlaştırarak kadın bedeni üzerinde para kazanan işyerlerine gitmeyecek ve bunları protesto etmeye devam edecektir” dedi.

BİRAHANELERİN CAMLARI KIRILDI

Kur’un konuşmasının bitmesinin ardından yine biraha çalıÅanları ile protestocula arasında arbede yaşandı. İşyerlerinin camları yine kırıldı, bu sırada birahane çalışan bir kişi binanın çatı kat±na çıkarak, elindeki sopalarla protestocuları tehdit etti. Tehdit üzerine gruptakiler yine işyerlerine saldırmak istemesi araya girenler tarafından güçlükle önlendi.

Protestocular arbedenin ardından yine sloganlarla Seyit Riza Meydanı’na yürüdü. Burada bu kez federasyon adına konuşan Evrim Konak, kentte fuhuşun ve madde bağımlılığının yaygınlaştığı bir dönemden geçildiini ileri sürdü. Konak, şöyle dedi: “Çürümüş ve kokmuş sistemin yarattığı sonuç maalesef çok tehlikeli ve ağırdır. Neden mi? Birahanelerde çalıştırılan kadınlardan kaynaklı birçok aile dağılmıştır. Yüzlerce insan emeğini birahanelere harcadığı için eşine şiddet uygulamakta ve çocuklarına karşı ise ilgisiz davranmaktad±r. Bugün en onursuz yaklaşım ise kadın bedeninin bir meta olarak kullanılması ve fuhuş yapılmasıdır. Kadınları gelir getirecek sermaye olarak görenler dokuz birahanede toplam 45 kadın çalıştırmakta ve bu durum Dersimde büyük bir ahlaki çöküntüye yal açmaktadır” Protestocular içinde bulunanların yaptıkları konuşmaların ardından, olay kismen kapandi. Ama dunya basininda sanirim ilginc bir haber olarak yorumlanacak.

Cem Yılmaz ve Şener Şen iki Meddah Karşı Karşıya

Farkli kusaklardan komedyenler ayni filmde , tarzlari farkli biri kemal sunal ekolunden digeride lourel hardie.. ama bu ustalari harmanlayinca farkli bir dans cikiyor , Asena ‘nin seksi dansi gibi.
Ciddi Cem Yılmaz mı, komik Cem Yılmaz mı?
‘Av Mevsimi’ bir soruyu akla getirdi. Cem Yılmaz, eğlendirdiÄi kadar dramatik etki de yaratabilir…
HABERTURK.COM / ÖZEL HABER

Yavuz Turgul, dün vizyona giren son filmi “Av Mevsimi”nde Cem Yılmaz ve Şener Şen gibi iki farklı kuşaktan komedi oyuncusunu karşı karşıya getiriyor. Ancak bunun ‘dramatik polisiye’ içinde harmanlamış olması belki de en dikkat çeken şey. Öyle ki Şener Şen, belki çoktan ciddi rollerin altından da kalkabileceğini kanıtladı ancak stand-up arka planlı Cem Yılmaz henüz “Hokkabaz”daki (2዆) ‘ortaya karışık’ performansı dışında böyle bir belge sunmadı bizlere.
Ancak “Av Mevsimi”ndeki Deli lakaplı İdris karakteriyle bunu uygulama fırsatı buluyor. İşte sinema yazarlarına ÅŸu ana kadar komedi kimliğiyle tanıdığımız oyuncunun hangisinde, dramatik rollerde mi, yoksa eğlenceli rollerde mi daha başarılı olduğunu sorduk. Genel kan oyuncunun her iki alanda da sırıtmadan yeteneğini gösterdiği yönünde…

Mehmet Açar (GAZETE HABERTÜRK Sinema yazarı):
“Komediden vazgeçmesin”

Bu işin komedisi dramı olmaz, oyuncu oyuncudur. Mantıklı olan cevap bu. Ama ben gönlümden geçen cevabı vereceğim: Türkiye’de bir sürü iyi aktör var ve Cem Yılmaz da onlardan biri. Ama güldürü konusunda onun kadar yetenekli birine rastlamak zor. Seyirciyi ekranda olsun, sahnede olsun bu kadar rahat güldüren bir oyuncu 40 yılda bir anca gelir. Arada böyle dramlarda mutlaka oynamalı. Ama bunu yaparken, komediden de asla vazgeçmesin.

Uğur Vardan (Radikal gazetesi sinema yazarÄ):
“Cem Yılmaz’daki cevheri biliyorduk”

Bildiğim kadarıyla ‘oyuncu’ tanımının içine komedi de giriyor, dram da. Evet, Cem Yılmaz geçmişte daha çok güldüren filmlerle karşımıza çıkmış olabilir ama ondaki cevheri zaten biliyorduk. O da, “Av Mevsimi”nde bu bilgimize ihanet etmemiş gözüküyor. Toparlarsak, komik ya da ciddi, her türlü iyi oyunculuk gösterisi kabulümüzdür. Bu elbette ki Cem Yılmaz için de ge§erli…

Alin Taşçıyan (Star gazetesi sinema yazarı):
“Her türlü rolün altından kalkabilir”

Cem Yılmaz, hakikaten ‘komik’ bir adam. En basit espriyi bile izleyene kahkaha attıracak şekilde yorumlayabiliyor. Hayatı mizah çerevesinden algılayabiliyor, kendi de sürekli gülüyor! Onun güldürme yeteneği bir paylaşım aynı zamanda! Oyunculuğunu da stand-up komedyenlik çizgisinde geliştirdi. Ancak “Yahşi Batı”da (2010) Türkiye’deki belden aşağı mizah düzeyine doğru Ãekilmesinden kaygı duydum. “Av Mevsimi”nde ise onun dramatik bir karakteri de gayet iyi canlandırabileceğini gördük. Ben Cem Yılmaz’ın her türlü rolü üstlenmesinden, her alanda film çekmesinden yanayım ki mizahını ve sinemasını böyle geliştirebilir zaten.

Kerem Akça (HABERTURK.COM sinema yazarı):
“Türkiye’nin Peter Sellers’ı diyebiliriz”

Usta oyuncu Peter Sellers da kendisini komedi oyuncusu olarak kabul ettirmesine karşın dramatik rolleriyle de anılmıştır. Bu ışıkta kaba komedi kimliğinin yanı sıra “Dr. Garipaşk” (â€Dr. Strangelove”, 1964) ve “Bir Yerde”deki (â€Being There”, 1979) performanslarıyla da yer eden bir karakter oyuncusuna dönüşmüştür zamanla. Cem Yılmaz da “Av Mevsimi” sayesinde komedi kimlikli bir karakter oyuncusu olacağını ispatlıyor. Komedinin her alanının yanında başka türlerde de kendisi için yazılmış karakterlerde sonuç verecek kalibreye sahip kendisi. Türkiye’nin Peter Sellers’ı diyebiliriz onun için.

Acun ılıcalının sevgilisi Şeyma Subaşı

Medyanin harika cocugu , modern evliya celebi , EŸinin 25 milyon TL’lik boşanma davası açtığı Acun’un 20 yaşındaki aşkı Şeyma Subaşı cikti.
Eşi, ihanetle suçladığı Acun Ilıcalı’nın genç sevgilisine ev kiraladığını da söyledi. İddialara göre 38 yaşındaki Acun, Şeyma Subaşı™yla geçen yıldan beri beraber. 7 yıllık eşi Zeynep Ilıcalı, Acun’dan servetinin yarısını ve aylÄk 30 bin TL nafaka istiyor ama acunu vermeye pek niyeti yok.İşte Acun’u evinden ‘firar’ ettiren 20 yaşındaki Şeyma Subaşı Acun Ilıcalı’nın 7 yıllık eşi Zeynep Ilıcalı “İhanete uğradım” diyerek 2 çocuğunun babası Acun Ilıcalı’ya boşanma davası açtı. Acun Ilıcalı’nın iki yıldır 20 yaşındaki Şeyma Subaşı ile yasak aşk yaşadığı iddia ediliyor.Ünlü televizyon yapımcısı ve sunucusu Acun Ilıcalı ile Zeynep Ilıcalı arasındaki 7 yıllÄk evlilik sona ermek üzere. Ilıcalı’nın 7 yıllık eşi Zeynep Ilıcalı, eşinin kendisini 20 yaşındaki bir kızla aldattığını iddia etti ve “Servetinde benim de katkım oldu” diyerek evlilikte edinilen malların yarısını istedi.Zeynep IlÄcalı’nın, avukatı Altın Mimir ve Ercüment Güdücüoğlu aracılığıyla mahkemeye sunulan dilekçede “Zeynep Ilıcalı, evlilik birliğinin devamı için sınırsız özveri ve çabalarda bulundu. Davalı taraf Acun Ilıcalı ise ilişkilerinin başında gösterdiği sevgi ve özeni azaltmış, son 2 senede ailesini tamamen hayatın±n dışına çıkarmıştır. Zeynep Ilıcalı bu durumu başlangıçta eşinin işlerinin yoğunluğuna baÄlamıştır. Ancak kısa bir süre önce, eşinin başka hayatlar yaşamaya başladığını öğrenmiÅŸtir. Bu durum karşısında ise eşi, bunun zenginliÄŸin ve şhretin bedeli olarak kabullenmesini beyan etmiştir. Bu söz üzerine müvekkilimin (Zeynep Ilıcalı) evliliklerine olan inancı sona ermiştir” iddiasında bulundu ve eşinin kendisini aldattığı kişiyi tarif etti: “Acun Ilıcalı 2009 senesinin yaz aylarında bir üniversiteyi söyleşi için ziyaret ettiğinde, bir kızla tanışmış ve maalesef kendisiyle flört etmeye başlamÄştır. Eşi Zeynep’le yaşadığı her ortama bu kadını götürmeye başlamış. (Seyahatler, maçlar, gece gezmeleri, arkadaş davetleri vb). Eşiyle birlikte yaşadıkları tüm konforlu hayatın katbekat fazlasını bu kadına yaşatmıştır. Kadına son model bir cip almıştır. Davalı bu kadın için çok lüks bir residence’da garsoniyer tutarak karı-koca ilişkisi yaşamaktadır. Bunun yanı sıra davalının ilişki yaşadığı bayan hakkında manevi tazminat açma hakkımızı saklÄ tutarız.”

‘SÖYLEŞİDE TANIŞTILAR’
Acun Ilıcalı’ya boşanma davası açan Zeynep Ilıcalı, Acun’un üniversite ¶ÄŸrencisi bir kızla ilişkisi olduğunu, eşinin genç kıza ev tutup cip aldığını öne sürmüştü. Zeynep Ilıcalı, Acun Ilıcalı ile genç kızın 20ǩ′un yazında bir üniversiteye söyleşi için ziyaret ettiğinde bir kızla tanıştığını, her yere bu kızı götürdüğünü de dava dilekçesinde iddia etti. Zeynep Ilıcalı’nın kastettiği genç kızın, Acun Ilıcalı’nın yapımcılığını üstlendiği Yok Böyle Dans’ın kostüm sorumlusu Şeyma SubaÅŸı olduğu iddia ediliyor.

ACUN’UN MAL VARLIĞI
Levent-Beykoz’da villa: 9.5 milyon TL
Bodrum’da yazlık: 5 milyon TL
Çamlıca’da daire: 3 milyon TL
Miami-Bahama’daŃ ev: 3.8 milyon TL
1 yat, 1 sürat teknesi: 2 milyon TL
Alacağı (Show TV): 25 milyon TL

ACUN ILICALI SUSTU AVUKATI KONUŞTU
Eşinin hakkında öne sürd¼ÄŸü iddialar, boşanma davası ve Şeyma Subaşı ile birlikte olduğu iddialarını sorduğumuz Acun Ilıcalı, “Bu konuda avukatım açıklama yapacak, başka bir şey konuşmayacağım” dedi. Ilıcalı’nın avukatı Kezban Hatemi, konuyla ilgili medya mensuplarına şu açıklamayı gönderdi:
“Vatan Gazetesi’nde yer alan iddialar, basın meslek ilkelerine ve objektif ahlaki değerlere aykırıdır. Gerçek dışı ve hukuka aykır± ifadeleri, müvekkilimin şeref ve haysiyetine, kiŸilik haklarına, ticari ve meslek itibarına saldırı niteliğindedir. Her şeyden önce söz konusu haberle, müvekkilimin kamuya mal olmuş kimlik ve kişiliÄine zarar verilmiştir. Müvekkilim ileri sürülen gerçek dışı ve hukuka aykırı iddiaların, yasal zemin üzerinde karşılığını bulacağına inanmaktadır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

‘VARIM’ DEDİ, 69 BİN LİRA KAZANDI
ACUN Ilıcalı ile İstanbul Aydın Üniversitesi Moda Tasarım Programı Bölümü öğrencisi Şeyma SubaÅı, 2009 yazında Acun Ilıcalı ile üniversitenin Florya kampusunda gerçekleşen bir söyleşide tanışmış. Ilıcalı, Subaşı’yı aynı yazın sonunda 1 Ekim tarihinde yayınlanan “Var mısın Yok musun” adlı yarıştırmada yarıştırdı. Subaşı, yarışmada Hamdi Bey’in 69 bin liralık teklifine “Evet” dedi. 2009 yazından itibaren birlikte olan ikili, bu sezon da birlikte iş yapmaya başladı. Şeyma Subaşı, üniversiteden arkadaÅŸÄ Melis Ecem Güldüren ile birlikte Acun Ilıcal±’nın yapımcılğını üstlendiği ‘Yok Böyle Dans’ yarışmasının kostümlerini hazırlıyor. Şeyma Subaşı’nın ablası Kübra Subaşı da Ilıcalı’nın sahibi olduÄŸu Acun Medya’da çalışıyor. Şeyma Subaşı henüz 17 yaşındayken Kanal D’de yayınlanan Deniz Akkaya ile Top Model yarışmasına da katılmıştı.

30 İSTEDİ, MAHKEME 8 BİN LİRA ‘TEDBİR’ NAFAKASI VERDİ
BEYKOZ Adliyesi’nde açtığı davada, iki çocuğu ve kendisi için aylık 30 bin lira nafaka isteyen Zeynep Ilıcalı’ya mahkeme, 8 bin lira aylık tedbir nafakası bağladı. Açılan boşanma davası kapsamında, Acun Ilıcalı’nın tüm mal varl±ÄŸına da “satışın engellenmesi için” mahkeme tarafından tedbir konuldu. Zeynep Ilıcalı dilekçesinde, her bir çocuğun ihtiyaçları ölçüsünde aylık 7 bin 500 TL olmak üzere toplam 15 bin TL tedbir nafakası ile 5 milyon TL maddi 5 milyon TL manevi tazminatın hükmedilme-si, tarafların evlilik süresince sürdükleri yaşam standardının sağlanabilmesi açısından, aile konutunun giderleri nispetinde dava süresince aylık 30 bin TL tedbir nafakası talep etmişti. Ilıcalı ayr±ca dava dilekçesinde, Acun’un servetinin yarısını talep etti.

’26 MİLYONU VAR’
Zeynep Il±calı’nın avukatı, Acun Medya Prodüksiyon ve Reklam Hizmetleri AÅž’deki hisseleri üzerine 5 farklı bankada bulunan hesapları ile Show TV ve Zed-Paş Medya Pazarlama AŞ’den toplu alacakları için de şirketlere yazı yazılarak, davalının tüm hak ve alacaklarına tedbir konulmasını talep etti. Acun Ilıcalı’nın Show TVveZed-Paş’tan alacağı olan birikmiş paranın, yaklaÅık 26 milyon TL olduğu öğrenildi.

Şeyma SubaÅŸÄ, önceki yaz arkadaşlarıyla tatil yaptığı Bodrum’da, Demet Akalın’ın eski eşi Oğuz Kayhanâ€la birlikte görüntülenerek gundeme gelmisti.

Angelina jolie ile gorusme

Daha öncesinde Christina Aguilera, Adriana Lima, Alessandra Ambrosio, Paris Hilton, Gamze Özcelik, Bruce Willis gibi birçok ünlü ismi programında aŸÄ±rlayan Acun Ilıcalı, bu kez de Angelina Jolie ile röportaj yapmak için Paris’e gidiyor. Acun Ilıcalı Jolie’nin son filmi ‘The Tourist’in galasına katılacak. Ilcalı gala sonrasında veilecek resepsiyonda Jolie ile özel bir röportaj yapacak ayrıca Türkiye’ye gelmesi için davet de edecek.Filmin Türkiye dağıtımcısı Pinema Film’in sahibi Pamir Demirtaş’ın çok eski arkadaşı olduğunu söyleyen Acun Ilıcalı, “Pamir Demirtas benden Angelina Jolie ile röportaj yapmamÄ istedi. Onu kırmam söz konusu olamaz. Ayrıca Angelina Jolie şu ana kadar gördüğüm en hayırsever Hollywood yıldızı. Tası tarağı bırakıp Afganistan’da 10 gün kalıyor, oradan Kenya’ya gidiyor. Larry King’in şovunda da izledim. Konuşmaları çok güzel ve enteresan geldi. Bu yönlerini çok takdir ediyorum. Onunla hem tanışıp konuşmayı açıkçası ben de istedim. Konuşurken farklı, sıra dışı şeyler sormaya özen göstereceğim” dedi.Başrollerini Angelina Jolie ve Johnny Depp’in oynadığı ve icinde erotik sahneleri olan ‘The Tourist’in galas± 3 Aralık’ta yapılacak, film 10 Aralık’ta da Türkiye’de vizyona girecek.

Belirgin Hastalıklar Listesi

Abse
Adale romatizması
Adenit
Ağız yaraları
AŸrÄlı aybaşı hali
Akciğer kanseri
Akrep sokması
Akut Böbrek İltihabı
Akut Bronşit
Albüminüri
Alerji
Altını ıslatmak
Amipli Dizanteri
Anne sütünün azlığı
Anus kaşıntı
Apandisit
Arı sokmasÄ
Arpacık
Astım
Astigmatlık
Aşırı aybaşı kanaması
Ateş
Ayak ağrıları
Ayak burkulması
Ayak çıbanı
Ayak şişmesi
Ayak terlemesi
Aybaşı düzensizliği
Aybaşı kanaması azlığı
Aybaşı kanamas yokluğu
Aybaşı kanamasının gecikmesi
Bademcik iltihabı
Bağırsak gazı
Bağırsak iltihabı
BaÄırsak kanaması
Bağırsak solucanları
Balgam
Basilli Dizanteri
Basur
Baş ağrıları
Başdönmeleri
Bayılmalar
Bel ağrısı
Bel gevşekliği
Belsoğukluğu
Beyzbol Parmağı
Boğaz ağrısı
Boğaz iltihabı
Boğmaca
Boyun tutulması
Böbrek ağrısı
Böbrek iltihabı
Böbrek kumu
Böbrek taşı
Böcek sokması
Bronşit
Burkulmalar
Burun ahtapotu
Burun akıntısı
Burun kanaması
Burun tıkanıklığı
Cinsel soÄukluk
Çarpıntı
Çıbanlar
Çıkıklar
Çiçek hastalığı
Çiller
Çocuk felci
Çocuklarda gelişme bozuklukları
Çok uyumak
Çürükler
Dalak hastal±kları
Damar sertliği
Deri iltihabı
Deri kanseri
Deri kuruluğu
Deri lekeleri :D il büyümesi
Dil felci
Dil iltiha
Dil ülseri
Diş ağrısı
Diyabet
Dizanteri
Doğum sancıları
Dolama
Donmalar
Dölyolu ak±ntısı
Dudak çatlaması
Egzama
Ekstrasistol
Enfarktüs
Ergenlik sivilceleri
Ezikler
Fazla terlemek
Fel§
Ferç kaşıntısı
Fıtık
Fil hastalığı
Fistül
Frengi
Gastrit
Gazlar
Gece körlüğü
Geğirmek
GevÅŸek penis
Gıda zehirlenmeleri
Göğüste su toplamasÄ
Göz ağrısı
Göz iltihabı
Göz kanlanması
Göz kaşıntısı
Göz sulanması
Göz tiki
Gözbebekleri iltihab
Gözkapağı iltihabı
Gözkapağı şiÅŸliği (BLEFARİT)
Grip
Guatr
Guatr (Yumrulu)
GüneÅŸ çarpması
Güneş yanığı
Halsizlik
Hararet
Hava yutma
Havale
Hazımsızlık
Hemofili
Hıçkırık
Horlama
Husye torbası şişliği
İdrar torbası iltihabı
İdrar tutamamak
İdrar tutukluğu
İdrar yollarında yanma
İdrar zorluğu
İdrarda kan görülmesi
İdraryolları iltihabı
İktidarsızlık
İncinmek
İshal
İsilik
İsteri
İştahsızlık
Kabakulak
Kab±zlık
Kalbin hzlı atması
Kalınbağırsak iltihabı
Kalp ağrısı
Kalp hastalıkları
Kalp romatizması
Kalp yetmezliği
Kan çıbanı
Kan işemek
Kan t¼kÃrmek
Kanda kolestrol yüksekliği
Kanser
Kansızlık
Kaonjestij Kalp Hastalığı
Karaciğer hastalıkları
Karaciğer Büyümesi
Karaciğer şişmesi
KaraciÄer Yağlanmas
Karaciğer yetersizliği
Karın aÄŸrısı
Kaşıntı
Katarakt
Kekemelik
Kellik
Kemik erimesi(Osteoproz)
Kemik iltihabı
Kemik veremi
Kemik yumuşaması
Kırıklar
Kısırlık
Kızamık
Kızam±kÃık
Kızıl
Kloroz
Kolera
Kolesterol
Kör çıban
Kramp
Kronik Böbrek İltihabı
Kronik Bronşit
Kuduz
Kulak ağrısı
Kulak akıntısı
Kulak çınlamas±
Kulak iltihabı
Kulak kiri
Kulunç ağrısı
Kum sancÄları
Kurdeşen
Kuşpalazı
Loğusa humması
Lösemi
Lumbago
Meniere
Mide tembelliği
Mide ülseri
Mide yanması
Migren
Miyopluk
Nasır
Nefes darlığı
Nefes kokusu
Nefrit
Nevralji
Nevrasteni
Nezle
Nikris hastalığı
Onikiparmak bağırsağı ülseri
Ödem
Osteoproz
Pamukçuk
Paratifo
Paslı dil
Prostat büyümesi
Prostat iltihabı
Prostat kanseri
Rahim egzaması
Rahim iltihabı
Rahim kanaması
Rahim kanseri
Rahim sarkması
Rahim urları
Rahimde polip
Raşitizm
Romatizma
Saç dökülmesi
Saç ve sakal ağarması
Saçk±ran
Saçların kepeklenmesi
Safra kesesi iltihabı
Safra taşları
Sağ Kalp Yetmezliği
Sağırlık
Sakal iltihabı
Salgın menenjit
Saman nezlesi
Sara
Sarılık
Sedef hastalığı
Ses kaybı
Ses kısıklığı
SÄk sık idrara gitme
Sıraca
Sıtma
Siğiller
Sinir bozukluğu
Sinirsel ağrılar
Sinirsel hazımsızl±k
Sinirsel kusma
Sinüzit
Siroz
Sivilceler
Siyatik
Skorbüt
Şarbon
Şeker hastalığı
Şirpençe
Şişmanlık
Tarantula ısırması
Tansiyon
Tansiyon düş¼klüğü
Tansiyon yüksekliği
Tavukkarası
Taşikardi
Temriye
Tırnak iltihabı
Tifo
Tifüs
Titremek
Uçuk
Ur
Uykusuzluk
Uyurgezerlik
Uyuz
Üremi
Üşümek
Varis
Varis ülseri
Veba
Verem
Yanıklar
Yaralar
Yılan sokması
Yılancık
Zatülcenp
Zatürree
Zayıflık
Zihin yorgunluğu
Zona

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu